Tren İle Buda' nın Ayak İzlerinde Gezi


TREN İLE BUDA’NIN AYAK İZLERİNDE GEZİ                                                                                          

Buda’nın Yaşamını, Budizmin Tarihini konu edinen, tren ile 2.300 km’lik, otobüslerle 700 km’lik, toplam 3 bin km’lik tematik bir yolculuk 

UNESCO Tarih Mirası Listesi’ndeki iki yer: Mahabodi Tapınağı ve Lumbini…

Buda’nın yaşamında ya da Budizmin tarihinde dört önemli yer vardır: Doğduğu yer Lumbini, “Nirvana”ya ulaştığı yer Bodgaya, ilk vaazını verdiği yer Sarnath Ceylan Parkı (Varanasi) ve ölmeye yattığı yer Kuşinagar.  Bunların ilki bugün Nepal’de,  Nepal-Hindistan sınırına yakın bir yerde, diğerleri Hindistan’ın Bihar ve Uttar Pradeş eyaletlerindedir. Bu dört yer bir Budist hacı için mutlaka gidilmesi gereken yerlerdendir. Bunun dışında ayrıca Buda’nın dolaşıp iz bıraktığı Racgir, Nalanda, Vaişali, Sravasti gibi yerler de Budacılar için son derece önemlidir. Buda’nın yaşadığı tarihler konusunda anlaşmazlık vardır, ancak genelde ansiklopediler MÖ 563-483 yılları arasında yaşadığını kabul etmekteler.

Değişik yerlerden uçak ve otobüslerle de ulaşılabilecek bu yerlere Hindistan Demiryolları 1999’da Demiryolları Bakanlığı’na bağlı olarak kurduğu Indian Railway Catering and Tourism Corporatioan  (IRCTC ) isimli şirketle 8 yıldır “Mahaparinirvan Express” adlı trenle gezi düzenlemektedir. Şubat ayı başında böylesi bir trenle Budacı hacılarla birlikte “Buda’nın Ayak İzlerinde” bir gezi yaptık. 

Gezi Yeni Delhi Safderceng istasyonunda gerçekleştirilen bir törenle başladı. Trende 2 ve 4 kişilik klimalı kompartımanlı,  maksimum 18 kişi alan vagonlardan 64 kişilik ikinci ve üçüncü mevki vagonlara kadar değişik fiyatlı kategoriler bulunuyor. Her vagonda ortak kullanılan 2 adet tuvalet ile 2 adet duş kabini yer alıyor. Yemek vagonu yok. Kahvaltı ve yemekler kompartımanlara getiriliyor. Bir haftalık gezi boyunca iki gece zorunlu olarak otellerde kalınıyor. Ayrıca iki ayrı yerde de olası yıkanma ve dinlenme amacıyla otellerde mola veriliyor.

İlk gün 990 km’lik uzun bir yolculuk ile Gaya kentine varıp oradan otobüslerle Buda’nın aydınlandığı yeri içeren Bodgaya’daki Mahabodi Tapınağı’na gidiyoruz. Enerjisi son derece yüksek bir yer. Lumbini’de doğduktan sonra Sidarta Gotama adını alan Sakya prensi buradaki bir ağacın altında, kendisiyle hesaplaşıp,  dünya gerçeklerinin bilincine ulaştığı, “Nirvana”ya vardığı için bir “bilen, aydınlanmış, dünya gerçeklerinin bilincine ulaşmış kişi” anlamındaki  “Buda” adını almış. Altında aydınlandığı Hint yaban inciri de “Bodi” (ficus religiosa/pipal tree) ağacı olarak adlandırılmış. Ağacın yaprağı kalp biçimli. Budizmin ana amacı “sevgi” ile son derece uyumlu.

Mahabodi Tapınağı müthiş bir kutsal alan. Buda’nın ağacın altında oturduğu yerde bir taht duruyor. Buda burada 7 gün geçirmiş. Sonrasında o ağacın etrafında 6 ayrı yerde daha birer hafta meditasyon yapmış. İkinci haftayı  hiç gözünü kırpmadan ayakta durarak,  üçüncü haftayı   7 gün boyunca  ileri, geri yürüyerek yani volta atarak meditasyonla geçirmiş… Her tarafta Budizmin değişik mezhep ve tarikatlerinden çok sayıda Budacı rahip ya da hacı kendi tarzında ibadette.  Tesbih çekerek yürüyenler, yere yatıp kalkanlar, Buda’nın ayak izlerinde yürüyenler…

Öğleden sonra değişik ülke Budacılarına ait yeni Buda tapınaklarını ziyaret ediyoruz: Butan, Japonya, Tibet, Tay tapınakları, koca Buda heykeli,  Buda’nın dünya gerçeklerine ulaşma çabası içinde “açlık” deneyimini sürdürdüğü sırada kendisine bir kap sütlaç ya da pirinç tatlısı sunan Sucata’nın tarihi stupası (içi dolu Buda tapınakları), Buda’nın Nirancana nehrini geçtiği yer... Yaklaşık 2.500 yıllık izleri sürmek müthiş heyecan veriyor. Mahabodi Tapınağını bir de gece ışıkları ve kalabalığında geziyoruz.

Ertesi gün Buda’nın Nirvana öncesinde ve sonrasında geçtiği yerlerden Racgir’de izlerini sürüyoruz: Akbabalar Tepesi’ndeki stupa, Buda’nın inanmışlar topluluğuna (sanga) ilk toprağı bağışlayan  Bimbisara’nın sonradan Budacı olan oğlu tarafından  hapsedildiği yer, Venuvana Manastırı kalıntıları, dünyanın ilk üniversitesi diye adlandırılan Nalanda Üniversitesi… Budacı seyyah Şüendzang’ın (Xuanzang) anılarına bakarsak 7.  yüzyılda orada 10 bin öğrenci, 3 bin öğretim üyesi bulunuyormuş.

Tren tıngır mıngır giderken, hoparlörden bir mantra sesi geliyor: Budam Şaranam Gaçami…(Buda’ya, Öğretisine ve Sanga’ya sığınıyorum).  Tren Varanasi İstasyonu’nda duruyor. Hedef Buda’nın ilk vaazını verdiği, gerçeğin çarkını çevirdiği Sarnath Ceylan Parkı. MÖ 3. yüzyılda Budizmi canlandıran, Buda’nın tüm ayak izlerinde gezinip iz bırakan, sütunlar diktiren Kral Aşoka’nın da izlerindeyiz bu kez. Duvarları Buda’nın yaşam öyküsünün resimleriyle dolu yeni tapınağı gezdikten sonra girdiğimiz Sarnath Müzesi’nde Aşoka’nın ünlü sütun başını ve dünyadaki en güzel, en anlamlı Buda heykelini görüyoruz. Bu gece bir bonus var:  Ganj Nehri’ndeki tekneden bir Hindu ayini olan aarti  törenini izliyoruz.

Trenimiz Gorakpur’da duruyor. Uzun bir otobüs yolculuğu ile Hindistan’dan Nepal’e geçiyoruz. Sevimsiz sınır formaliteleri yine de fazla zaman almıyor. Lumbini’de annesi Mahamaya’nın bir sal ağacı dalını tutmuşken Buda’yı, daha doğrusu Sidarta Gotama’yı doğurduğu yer ile bu yeri saptayan Kral Aşoka’nın oraya diktirdiği sütunu görüyoruz. Üzerindeki yazısıyla yaklaşık 2265 yıllık bir anıt. Buda’nın doğduğu yerde her tarafta meditasyon yapan Budacı hacıları görüyoruz.  İnsana son derece huzur veren sakin bir yer. Zaten “Dünya Barış Parkı” olarak adlandırılmış. UNESCO bu ulu adamın, bu barışçı adamın doğum yerini Tarih Mirası Listesi’ne almış. UNESCO sayesinde Lumbini muazzam bir plan çerçevesinde geliştiriliyor.

Nepal’den yeniden Hindistan’a dönüp, Buda’nın yaşamını söndürdüğü, ölmeye yattığı yer olan Kuşinagar’a gidiyoruz. Yol boyunca Hindistan’ın kırsal güzelliği, doğallığı hepimizi büyülüyor. Kuşinagar’da Buda’nın öldüğü yerde yapılan bir stupanın kalıntıları yakınındaki Mahaparinirvan Tapınağı’ndaki 5. yüzyıldan kalma bir heykel ile birlikte Buda’nın ölümünü duyumsuyoruz. Son vaazında şöyle diyor: “Önemli olan içinizdeki ışıktır. Kendiniz kendinize ışık olun. Dışınızda olan, dışınızdan gelebilecek hiçbir şeyden destek, dayanak aramayın…”

 Ardından Buda’nın yakıldığı yerdeki stupanın kalıntılarını geziyoruz. Yakılmadan geriye kalan küllerin ya da kutsal emanetin nasıl 8 parçaya bölündüğünü ve kimlere verildiğinin öyküsünü dinliyoruz. Yine yüksek sesle mantra söyleyen Budist hacı grupları… Om-mani-pamehum diyerek dua yuvarlağı çevirenler, teşbih çekenler…  Om-mani pame ya da padme (lotus) hum, “selam olsun lotustaki cevhere”  yani “selam olsun Buda’ya” anlamına geliyor. Çünkü Buda doğar doğmaz dört yöne doğru 7 adım atmış ve adım attığı her yerde lotus bitmiş.

Buda’nın ayak izlerinde son olarak nirvana’ya ulaşma sonrasında yaşadığı 45 yıl içinde 26 yağmurlu muson dönemini geçirdiği, Budacılarca Buda’nın mucizeler gösterdiği yer olarak bilinen Sravasti’ye (Savatti) gidiyoruz.  Antik Sahet’teki Cetavana Manastırı kalıntılarını, Buda’nın Mulagandakuti diye adlandırılan kulübesinin restorasyonlu halini, ünlü tarihi bodi ağacını,  Mahet’teki  Pakki Kuti ve Kaçi Kuti stupalarının kalıntılarını geziyoruz. Son stupa aynı zamanda Angulimala Stupası olarak da biliniyor. Angulimala (parmak-kolye) öldürdüğü insanların (sayılarının 999 olduğu belirtilir) parmaklarından yaptığı kolye ile gezinen bir büyük katil iken, Buda’nın onu ikna etmesiyle her türlü kötülükten vazgeçer, barışçıl bir insan olarak Buda’nın müridlerinden olur.

Tren Agra’da Tac Mahal gezisi için kısa bir süre durduktan sonra Yeni Delhi’ye dönüyor. Buda’nın yaklaşık 2500 yıllık ayak izlerininde gezmenin, Budizm ile tanışıp Budizmi anlamanın belki de en anlamlı yollarından biri Mahaparinirvan Ekspresi ile yola çıkmak. Gezi için bakınız; http://www.engezi.com/Hindistan-Tren-Gezisi.

• BUDİZMDE 3 MÜCEVHER

            BUDA

            DHARMA (Öğreti)

            SANGA  (Cemaat, Budist Topluluğu)

 

• 4 SOYLU DOĞRU

1. Yaşama acı eşlik eder. İnsanlar acı, ıstırap içindedir.

2. Acının kaynağı arzular’dır, bağımlılıklardır.

3. Arzular ortadan kaldırılırsa, acılar da ortadan kalkar.

4. Bunun da sekiz aşamalı yöntemi (Sekiz Katlı Yüce Yol) vardır.

 

• SEKİZ AŞAMALI YOL

     1. Doğru amaç (tam görüş)

     2. Tam anlayış

     3. Doğru sözlülük

     4. Doğru davranış

     5. Geçimini doğru yolla sağlama

     6. Doğru çaba

     7. Tam bilinçlilik

     8. Tam uyanıklık

Mahabodi Tapınağı: “Dünyanın en eski tuğla yapıları” arasında olmak özelliğiyle UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan tapınak Sidarta Gotama’nın muhtemelen MÖ 528 yılının nisan sonu ya da mayıs ayı başındaki dolunay gününde, altında aydınlandığı, nirvanaya ulaştığı bodi ağacının yanına MÖ 250 yılları dolayında Kral Aşoka tarafından yaptırılmış. Tapınak bazı eklemeler sonrasında Kuşanlar döneminde elden geçirilmiş, 1883 yılında o dönem İngilizlerin Hindistan’daki arkeoloji çalışmalarını yöneten Sir Alexander Cunningham başkanlığındaki heyet tarafından bugünkü konumuna ulaştırılmış. 54 m. yüksekliğindeki Mahabodi stupası Tay devletinin hediyesi olan 290 kg altın ile kaplıdır.

 

SARNATH

SarnatH Varanasi’nin 10 km kuzey-doğusunda Ganga ile Gomoti nehirlerinin kavşağında yer alır. Burası Sidarta Gotama’nın Bodgaya’da nirvana’ya ulaşmasından sonra ilk vaazını verdiği, “Dört Soylu Gerçeği” ve “Sekiz Aşamalı Yol”u açıkladığı, “Gerçeğin Çarkı”nı çevirdiği yani Budizmin teorik çerçevesini, dharma’yı açıkladığı ve ilk Buda’cı cemaati (sangha) kurduğu yerdir. 

Buraya 1 km uzaklıktaki Singpur’da ise Caynacıların 11. tirtankara’sı olan Şriyansanat doğmuştur.

SarnatH’a ayrıca Ceylan Parkı (Mrigadava) ve Kutsal İnsanların İndiği Yer (İsipatana) denmektedir ve bu adlara ilişkin mitolojik öyküler bulunur. Sarnat adı ise Ceylanların Efendisi anlamındaki Saranganata teriminden gelmektedir.


Makaleleri
KUZEY KUTBU: 90 DERECE'DE SAAT KAÇ OLUR?
Türklerin İzinde Altın Dağlar: Altaylar
Efsanevi Başkent: İSTANBUL
Kültüre Yolculuk
Tarihin başlangıcına yolculuk
Tren İle Buda' nın Ayak İzlerinde Gezi
"Türkiye'de Kültür Turizmi" Kavramını Öne Çıkaran Bir "Gezi Kültürü"nün Oluşumunda FEST Travel'ın Yeri
Kapadokya İçin Çözüm: Resimli Kiliselerin Kopyalarının Yapılması!
Nagaland'ın savaşçı kuşları aralıkta havalanır
Darüsselam' dan Cape Town' a Tren İle Gezi
Destansı Bir Yolculuk: Trans-Sibirya Ekspresi İle Vladivostok-Moskova
Gerçekler ve Düşler
Omo Vadisi' nin rengarenk kabileleri
Dünyanın en büyük festivali KUMBH MELA
Orissa' nın gökkuşağı kabileleri
Wooden Mosques of the Black Sea Region
Cappadocia; rocks of ages
Kültür Turizmi Üzerine
Kültür Turizmi ve Medya
Macaristan'daki Osmanlı Eserleri PEYÇ VE ZİGETVAR
Göller ve Yanardağlar Ülkesi Nikaragua' da Bir Grup Türk
Irak' ta Olağanüstü Bir Kültürel Miras Tehdit Altında...
İzlanda: Ateşin ve Buzun Adası
Batı Anadolu' da Bilinmeyenlere Bir Gezi Güzergahı: Sardes-Birgi-Kula
Güney Hindistan: Bir Doğa ve Tarih Şöleni
Güzelyurt
Darwin'in Büyülü Adaları Galapagos'a Bir Macera Gezisi
Karnataka
Keşif İçin Bakacağın Yeni Bir Diyar: Libya
Siz Deyin Açlık Ülkesi Biz Diyelim Kültürler Mozaiği...
Libya
Karadeniz'in Ahşap Camileri
Kayseri
Ankara Kalesi
Yeşilırmak'ın Can Verdiği Şehir: AMASYA
Bir Kültür Mozaiği: Haliç
Tüccarların Limanı Kopenhag Her Dem Canlı
Çin
Patagonya
Değişik Kültürler Mozayiği
Bir Altından Gizeme Yolculuk: Myanmar ya da Burma
Geçmişin düşü ve hâlâ büyüleyici bir kent: TRABZON
Son Shangri-La: Butan
Varanasi

Kişiye Özel Geziler

Size Özel Turlar

Hayalinizdeki geziyi sayfamızda bulamadınız mı?

Hayallerinizdeki Geziyi, Hayallerinizin Ötesinde Yaşayın!

Nasıl bir program istediğinizi söyleyin, size hayallerinizdeki geziyi tasarlayalım, siz dünyayı nasıl görmek isterseniz öyle bir rotayla; herkes için değil sizin tercihleriniz, sizin hayalleriniz, sizin maceranız için

Seminerler
Makaleler
Fest Travel
Fest Travel Instagram
Fest Travel Youtube
Fest Travel Twitter
Fest Travel Facebook
Çalışma Saatleri
Pazartesi - Cuma : 08.30 - 18.30

Mesai saatleri dışında bize ulaşmak için fest@festtravel.com adresimize yazabilir ya da 0 850 622 33 78 no’lu telefonu arayabilirsiniz.
Barbaros Bulvarı, Barbaros Apt. No.74 K.7 D. 18-19 PK.34349 Balmumcu, Beşiktaş-İstanbul / Türkiye

Tel: 0 850 622 33 78
Faks: 0 212 216 10 30
E-Posta: fest@festtravel.com